Yeni bir kavram oluşsun istiyorum zihinlerde. Adı da Japon balığı etkisi olsun. Dış etkenlerin ve çevrenin insan gelişimini açıklayabilecek en somut örneği olur bence Japon balığı etkisi. Hemen hemen herkes bu sarı turuncu tonlardaki sevimli uysal balıklardan beslemiştir. Küçük bir fanusun içerisinde yıllarca yaşayan neredeyse hiç büyümeyen bir süs balığıdır. Evet kısmen öyledir. Bizi ilgilendiren kısmı ise bu balığın orijini nedir. Bu balık hepimizin bildiği sazan balığından üretilmiş bir türdür. Aslında damarlarında göllerin ve derelerin heybetli sazanının kanı dolaşır. Nereye mi bağlayacağım konuyu ? İşte bağlıyorum. İnsanoğluda aslında Japon balığı gibidir. Küçük kavanozdaki büyümeyen minik sarı balık. Damarlarında daha büyük bir şeylerin kanı vardır ama o küçücüktür.Peki onu küçük yapan nedir? cevap kesinlikle içinde bulunduğu kavanozudur. Kavanozundaki su miktarı bellidir dolaşacağı alan ve harcayacağı efor bellidir.çevresi cam bir bariyerle sarılmış balık birkaç litre suda sadece 4-5 cm boyunda bir süs balığı olarak kalmaya mahkumdur. Biz insanlarda sosyal çevremiz eğer o kavanoz kadar küçükse bizimde alabileceğimiz görgü bilgi ve eğitim o denli kısıtlı olacaktır. Kısıtlı kapasiteye sahip kişilerle sarılmış bir çevrede bizde o Japon balığı gibi birkaç santim boyundaki küçük balık gibi çaresiz ve dışarıda olan büyük şeylerden habersiz ömür geçireceğiz. Peki ya eğer bu balığı kavanozdan çıkarıp bir akvaryuma yada havuza koyarsak? İşte bunu yaptığımızda Japon balığı etkisi fiilen başlar.Kavanozundan daha geniş bir akvaryuma yada havuza bırakılan balık hızla büyümeye başlayacaktır. daha fazla su daha fazla dolaşacak alan ve daha fazla efor ile neredeyse insan avucuna sığmayacak kadar büyük olacaktır. Aynı etki bizdede geçerli. Dar ve basit çevremizden ve eski takıntılı ve bağnaz düşüncelerimizden sıyrılıp daha etkin bir sosyal çevreye geçtiğimizde yani çevremizi genişlettiğimizde inanılmaz şekilde damarlarımızdaki sazan kanı devreye girip bizi olduğumuzdan daha büyük bir kişiye dönüştürecektir. Daha fazla bilgi sahibi olmak ve daha fazla bilgi sahibi olan arkadaş çevresine sahip olmak bize yeni değerler ve artılar kazandıracak. Her litre su her metre alan bizim büyümemiz için gereken eforu sarfetmemize imkan verecektir. Büyüyen çevremizdeki farklı fikir ve insan davranışları bizi doğru olanın hangisi olduğunu araştırmaya ve düşünmeye itecektir. Peki ya bizi bulunduğumuz havuzdan çıkarıp bir göle atmış olsalardı? İşte Japon balığı etkisinin son aşamasını gerçekleştirmiş olurlardı.Havuzdan göle bırakılan balık kendisi için sonsuz sayılacak çevrede hiçbir sınırlayıcı olmadan kanındaki sazanın gücünü kullanıp neredeyse bir insan boyuna ulaşabilecektir. Peki ya biz ? Japon balığının içindeki atası olan sazanın kanından bahsettim sadece uygun ortamı ve çevreyi bulduğunda açığa çıkan ve devreye giren. Peki insanoğlunda sazan kanına eşdeğer olan şey nedir.. İnsanın damarlarında olan ve sadece daha büyük bir çevre sayesinde çıkabilecek şey nedir? Kesinlikle onun adı başarıdır.. Her insan doğuştan başarıya sahiptir ama sadece ona ulaşabilmesi için uygun çevreye ve fikirlere sahip olabilmeli..Ufkunu ve çevresini doğru fikir ve kişilerle genişletmeli. Aslında unutmamamız gereken gerçek, tek cümleyle özetlenecek ise " Ancak sahip olduğumuz çevre kadar büyüyebiliriz ve başarılı olabiliriz" olmalıdır.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder