3 Ocak 2014 Cuma

Herkesten Farklı Olmak.

   Birçok insan farklılığı ile göz doldurmak isterken bir çoğuda farklılığının günahını istemeyerek çeker. Hemen hemen hepimiz lise yıllarından itibaren saçımızla sakalımızla farklı görünebilmek için oynarız. Giyim tarzımızı konuşmamızı değiştiririz. Farklı olmak ,değişik olmak dikkat çekmenin en hızlı ve kolay yoludur. Bazen tek amaç beğenilmek iken bazende tam tersi negatif tepki almak uğruna yalnızca dikkatleri üzerimize toplayıp kendimizi tatmin etmek.Bizler bin bir türlü taklayla dikkat çekebilme yarışındayken, birileri dünyanın bir yerlerinde bulundukları toplumda farklı oldukları için acı çekiyorlar.

   Albino kelimesini hepimiz duymuşuzdur. Genetik bir kusur yüzünden deri altındaki melanin pigmentinin bulunmaması yüzünden  cildin saçların hatta kaşların ve kirpiklerin beyaz olmasıdır. Göz bebekleri pembeye yakın bir renk taşır. Bu genetik kusur neredeyse bütün canlılarda rastlanabilir. Güneşe çok hassas olan albinolar uzun ve direk güneş ışınlarına maruz kalırsa ölümle bile sonuçlanan bir akıbet kendilerini bekler. Bir sitede yazar albinoları anlatırken onları hasta olarak görmediğini evreni yaratan insanın yaratıcısının onlara bir lütufu olduğunu yazmış. Bundan öncede gözleri açık mavi renkli bembeyaz tenli albinosunun tasvirini yapmış.
 Ben onun kadar iyimser olamayacağım ne yazık ki. Belkide ölümle sonlanan bir genetik kusurun estetik olarak ona hoş gelmesi ve bunu tanrının lütufu olarak görmesi onun doğrusu olabilir ama benim için böyle düşünmek bile tanrıyı kızdıracak bir yaklaşım. Hemen aklımı yıllar önce karşılaştığım haberler geldi albinolarla ilgili..

  Kara kıta Afrikada albinolar farklılıklarından dolayı binlerce yıl farklı muameleler görmüşlerdir.. Herkesin siyahi olduğu bir toplumda siyah bir anne babadan olan albino hastası çocuk kabilelerde şanssızlık ve kötülüğü getirdiğine inandığı için dışlanmıştır. Uğursuzluk ve kötü şansla itam edilen bu zavallı çocuklar kimi zaman aileleri tarafından terkedilmiş yada kabileden uzağa sürülmüştür.


  Görünüşlerindeki bu fark bulundukları toplum içerisinde dünyaya geldiklerinde akıbetlerini çoktan belirlemiş ve bu da yetmiyor gibi birde Afrika'nın  onlar için öldürücü güneşine ve yaşam koşullarına direnmek zorunda kalmışlardır. Bir çoğu o kadar şanslı olamayıp toplumsal baskı ve eziyetten bir kısmı da güneşin yarattığı cilt  hastalıklarından ölecektir. Siyah anne babanın utanç kaynağı olarak görülen çocuklar aileleri tarafından Afrika da terk edilir.


Aileleri tarafından toplama merkezlerine bırakılıp terkedilen çocuklar sessiz ölüm denilen güneşin hedefidir.Daha büyük olan çocuklar küçük olanlara ellerinden geldiği kadar bakmaya çalışmaktadır. Tanzanyada Albinolar lanetli muamelesi görürken yine aynı ülkede şans ve sağlık getirdiklerine inanılıyor. fakat bu inanç sadece albinolara şans getirmiyor. Çünkü albinoların el , ayak ve kafa derilerinden Afrikalı  büyücülerin yaptığı iksirlerin zenginlik ve sağlık dağıttığına inanılıyor. Durum böyle olunca kara borsada onbinlerce dolar değerine varan vücut parçaları için saldırıların hedefi oluyorlar. Her yıl onlarcasının parçalanmış cesetleri bulunuyor..Birçok kişi albino uzuvlarından elde edilen iksirlerle ömürlerinin uzadığını yada zengin olacaklarını düşündükleri için  ülkede bir ticaret sektörüne dönüşmüştür. Kolaylıkla saldırıya uğrayıp el ve ayakları kesilenler savunmasız çocuklardır. Sadece bununla kalmayıp AİDS hastalığına iyi geldiğine inanılarak kız erkek demeden tecavüze uğruyorlar.
Aileler bu saldırıları bahane ederek çocuklarını toplama kamplarına bırakıyorlar(terk ediyorlar).Güvenliklerini sağladıklarını iddia eden hükumetleri ise dünyadan soyutlayıp kimseyle görüştürmüyor. Farklılıkları ile doğan bu zavallılar yine farklılıklarıyla ölüme terk ediliyorlar. Uğursuz sayıldıkları için dışlanıyorlar toplum ve aileleri tarafından yalnız bırakılıyorlar. Diğer yandan uğur getirdiklerini düşünenler tarafından ise sakat bırakılıyorlar tecavüze uğruyorlar ve öldürülüyorlar.


 Site yazarı arkadaş bu insanlar tanrının birer lutfu ve torpillisiydi. Sadece sormak istediğim böyle bir lutfu ve güzelliği sadece kendisi görüyor ama acısını ve eziyetini bu torpilliler çekiyor? Peki ya bizler, dikkat çekmek için farklı görünmeye çalışan ve sadece dış görüntümüzle dikkat çekmeye çalışan bizler? Bu yaşananları öğrendiğimizde aslında toplumun bir parçası olmak ve sıradan olmak nasıl büyük bir nimetmiş anladık mı ? farklı görünmenin pozitif yada negatif bir değeri olsa da sonunda hep eksi olduğunu anladık mı? 

Şimdi ben sormak istiyorum. Yaratanın torpillileri aslında kimler ? 









                                                 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder